Sosyalist bir İslamcı: Ali Şeriati
Ali Şeriati, dindar bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Sömürgeciliğin fizikî olarak varlığını sürdürdüğü bir dönemde yaşadı. Bu hâl, onun düşüncelerini biçimlendirdi. Babası ile birlikte “Hüdaperver Sosyalistler Hareketi”nde faaliyet yürütecek kadar Sosyalizm’e yakın durdu. Sorbonne’da dinler tarihi alanında doktora yaptı. Ama akademisyenliğe pek ilgi göstermedi, bir aydın olmayı tercih etti. Akademisyen, belli bir alanın uzmanıydı, hayata at gözlüğü ile bakardı; aydın ise tarihe ve topluma karşı sorumluluğunun bilincinde olan kişiydi. En büyük sorumluluğu toplumu dönüştürmekti. Gerçek aydın muhalifti, devrimciydi; topluma ve siyasî iktidara karşı doğruyu söylerdi. J. P. Sartre ile tartıştı, ciddi anlamda ondan etkilendi. Varoluşçuluğun en önemli ilk iki-üç temsilcisinden biri olan Sartre’in da “Ben herhangi bir dine inanmıyorum ama eğer inanıyor olsaydım bu, Şeriati’nin dini olurdu!” dediği söylenir. Marksizm’in etkisinde kaldı. Düşüncelerini temellendirmek için her defasında Ma
Analiz Notu
Ali Şeriati'nin düşünceleri, toplumu dönüştürme ve muhalefet etme üzerine odaklanmıştır. Bu nedenle, hükümete karşı bir duruş sergilediği söylenebilir. Ancak, makalede aşırı bir olumsuzluk veya eleştiri yoktur, bu da tonu nötr kılar.