Yaşamım benim en güzel şiirim
“Yaşamım benim en güzel şiirim” diyen Can Yücel’i sever misiniz? Yoksa öne çıkan sol görüşü, yaşam tarzı, içkiye düşkün olması ve sert dili sebebiyle ona mesafeli yaklaşanlardan mısınız? Ahmet Kaya’nın içimize işleyen sesinden yankılanan Sevgi Duvarı, Fazıl Say’ın notalarında yeniden doğup Serenad Bağcan’ın yorumunda incelen “Sardunya’ya Ağıt”ı dinlediniz mi? Tuncel Kurtiz’in etkileyici sesinden “Yalnızlığım benim, sidikli kontesim” cümlesini işittiniz mi hiç? Dilden dile dolaşan, kimi zaman sahibini bile unutturan dizelerle anılan bir isimdir Can Yücel... Peki, adını bu kadar sık telaffuz ederken, dilin sınırlarını zorlayan o hep muhalif şaire ne kadar yakınız? Gelin, şimdi kısaca hayatına bakalım. Can Yücel, posta ve telgraf nazırı, Mevlevi müridi Ali Rıza Bey’in torunu; Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli eğitim reformcularından, 1938-1946 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı yapmış, düşünür, siyasetçi ve Köy Enstitüleri’nin öncü isimlerinden Hasan Âli Yücel’in oğludur. 21 Ağustos
Analiz Notu
Can Yücel'in muhalif bir şair olarak tanımlanması ve sol görüşü, hükümete karşı bir duruş sergilediğini gösteriyor. Ancak makalede olumlu veya olumsuz bir yargı yok, daha çok Can Yücel'in yaşamı ve sanatı üzerine bir değerlendirme yapılıyor.